....

 

Once aglama krizleri.. Kızgınlıgını, kırgınlıgını bilemeden can acısı ile ağlamak.. yazamamak , konuşamamak ve hatta yazamamak.. Bekleyemez insan bazen olanları, sadece çırpınır durur yaralı bir hayvan gibi.. sahibin gelip ya seni vuracak bu acıdan kurtaracaktır ya bir doktor eli değecektir.. işte buradan sonrası kaderinizdir :)

bu dönemde önce üzülür insanlar yaşadıklarınıza dışarıdan bakarken, siz gözlerinizde yaşlar yaşadıklarınızı kabullenmeye çalışıp ne kadar başarılı oldugunuz tartışılabilecekken.. sonra çekerler kendilerini bir adım geriye bu acı karşısında ve sonra kızgınlıklar başlar.. Anlarsın çevrendeki herkesi, belki canını acıtanı bile ama yönetemezsin kendini..

Ve sonrası koca bi boşluktur..  Terkedemedigin yere dönemezsin de.. Sevdigine kızamazsın da.. ve bakamazsın da gözlerine canını acıtanın.. Kalırsın koca bi boşlukta, bir kaç ilaç belki ataklarını sakinleştirmeye çalışan, ve birkaç arkadaş senin yalnızlığında senden korkan..

Alışmazsın zamanla yaşadıklarına aslında, zamanın öğrettiği alışmak değil beklemenin yollarını kabullenmek belkide.. Hayatın ; "Seviyorsan bekleyeceksin istemezsen çeker gidersin" gibi acımasız yolunu kaba bir dille vücuduna enjekte etmesi her güneşin doğuşu ile..

Günler, belki haftalar önce sorsalar, fikrin varken kendi haline şimdi kendine bile dışarıdan bakıyorcasına yabancı kalmak.. Yanmak, acıyla kıvranmak ama artık kabullenmek..

karanlık bir odada bir masanın altına saklanmak ve çıkmak için nerede oldugun bilinen yerden çıkarılmayı beklemek..

Ozlemek, acılarına kırgınlıklarına rağmen hala köpek gibi sevmek ama bundan gram pişmanlık duymamak..

Sevmek.. Hiç kimsenin seni böyle sevemeyeceğinden emin ama elden birşey gelmeyerek...

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !